22 Eylül 2015 Salı

Su böreği sevmeyen var mıııı???

Su böreği sevilmez mi?
Hele de peyniri ve tereyağı Trabzon'dan gelirse,


yumurtalar köyden gelirse..
Eveet bu böreği ben açtım. Ama iki yıl önce açmıştım. Bugün fotoğraflara bakarken gözüme çarpınca paylaşmak istedim. Balıkesir'de bir bayram arefesi bizim böreğimiz tatlımız olmasın mı deyip sıvamıştım kolları. 
içindekileri hatırlıyorum ama:-)
6 yumurta
Yarım çay bardağı ılık su
1 tatlı kaşığı tuz
6 tepeleme yemek kaşığı un
Katlar için, 
200 gran tereyağ
200 gram telli peynir
Tüm malzemeler karıştırılarak güzelce yoğurulur.  vaktiniz varsa yarım saat muhakkak yoğurun. sonra eşit 8 parçaya bölüp bezeler yapın. Biraz dinlenince tek tek açıp aralarına un serperek bırakın. diğer yandan ocakta derin ve geniş bir kapta kaya tuzu ve sıvıyağ eklenmiş su kaynatın. Yufkalarınızı tek tek bu suda haşlayıp hızla soğuk suya daldırın.Burada iyice açıp yıkayın. sonra tepsiye serip üzerine 
eritilmiş tereyağından bir iki kaşık gezdirin. 4. yufkadan sonra da peynirinizi eşit biçimde yayın. yufkalar bitene dek işlemi tamamlayın. Böreğinizi dilimleyip kalan yağı da üzerine gezdirin. 200 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişirin. 
Afiyet olsun..


Kış Hazırlıkları Başlasın!!!

Küçük çocukla nasıl yapacaksın?
Boşver hazır alırız..
Amaan pazara kim gidecek de bakacak da alacak..
Tüm protestolara rağmen kış hazırlıkları itinayla yapılır canımcım. Hem de yapayalnız hem de kendi memleketinde yapayalnız :-) 
Bazıları çile çekmekten hoşlanır ya işte ben onlardanım. Tabi bu "çile" kime göre neye göre çile tartışılır.  Bana göre mutluluk.. Evet böyle küçücük şeylerle de mutlu olabiliyorum :-) 
Çok gevezelik ettim sanırım.  Zira hadi artık ne yaptın kışa dediğini duyar gibiyim. Ee ne yapabilirim kışlık domates sosu, biber salçası, fasulye turşusu, çilek reçeli, közlenmiş kırmızı biber.  Hepsini de çok güzel yaptım kıskansın muhalefet edenler:-) 
Geçenlerde babacımdan rica ettim ve domates ile kapya biber aldırdım. Pek de güzellerdi. Domatesleri bir güzel yıkadıktan sonra dörde bölüp mutfak robotunda parçaladım. Sonra büyükçe bir tencerede kaynamaya bıraktım. Kabuklarını soymadan hem de.  Parçalayıcıdan geçen domateslerde kabuk felan belli olmuyor. Epey kaynayıp 3 -4 parmak çeken domateslere kararınca kaya tuzu ve azcık da sıvı yağ ekledim. Tuzlar eriyince altını kapatıp kaynatılmış kavanozlara doldurdum. Kapakları ben her yıl yeni alır ve kaynatırım canımcım. Böylece daha sağlam vakumlanıyor. Küçük bir ip ucu: kavanozlara rahatça doldurmak için 5litrelik su bidonunun ağız kısmını huni şeklinde keserseniz kavanozlarınıza bulaştırmadan sosunuzu kolayca doldurursunuz :-) işte böylee 20 kavanoz domates sosum oldu. İster kışın yemeklere salça yerine de kullanın ister menemen yapıp kahvaltıda da ağzınızı tatlandırın. 
Geleliiim kapya biberlere ne olduğuna. Asıl niyetim onları ekmek fırınında közletip çekirdeklerini ve kabuklarını soyarak buzluğa koymaktı. Nitekim yaptım da 7 kilo kadar. Ne olacak o öyle demeyin.  Sırası gelmişken buyrun tarifi:
Közlenmiş biberler ince ince doğranır. Üzerine sarımsak rendesi,  nar ekşisi, maydonoz, zeytinyağı ve tuz ilave edilerek harika bir kahvaltılık hazırlanır.  Afiyet olsun..
 İşte domates soslarım :-)



Bunlar közlenmiş biberlerim sevgili okur. Senin için buzluktan çıkarıp fotoğrafladım. Vaktim olmadığından çekememiştim.
 Biberlerden 3 kilo kadar ayırıp büyük bir heyecanla salça yaptım. Heyecanlandım çünkü bu benim ilk salçamdı. Metehan ile yapmak kısmet oldu. biberleri güzelce yıkayıp saplarını ve çekirdeklerini  tam ayırdım derken Metecim uyanıverdi. Gerisini Metehanla beraber yaptık. Biberleri dörde bölüp yine parçalayıcıdan geçirdim. Oğluşum parçalayıcının sesinden korktu ve her seferinde irkildi. Ama yılmadık ve korkuların üstesinden gelmek için kısa kısa turlarla gürültüye olan duyarlılığımızı korkumuzu yendik. artık eğlenceli olmaya başladı o ses :-) öyle dikkatli inceledi ki kıpkırmızı biberleri anlatamam. Dünyam o benim. Minik sevgilim.  Biberler  iyice incelip kabukları görünmez olunca derin bir tencerede kaynamaya bıraktım. suyunu çekene kadar kaynattım. içerisine bolca kaya tuzu ilave ettim. sonra geniş bir tepsiye boşaltıp harika manzaralı balkonuma koydum. bir yandan güneş diğer yandan rüzgar daha da çekti suyunu salçam. Tabi Metecimle gidip gelip karıştırdık biz de. işte o kıpkırmızı salçam:
 üç kilo biberden sadece bir kavanoz çıktı :-( 
Ama iyiki de yapmışım diyorum bu kadar lezzetli bir salça daha önce yememişim. Metehancımın ellerine sağlık :-)
Gel gelelim bir diğer kırmızı lezzete.
Buyrun çilek reçeline :-)
Çilek reçeli bana da sürpriz oldu sevgili takipçim. Yapmak istiyordum ama nasıl temin edeceğimi düşünüyordum. Haftasonu Ordu iline bağlı Çambaşı Yaylasına gittik. Yol üzerinde Çilek Dünyasına hoşgeldiniz diye bir levha görünce kendimizi çilek tarlasında çilek toplarken bulduk. Kocaman bir araziye çilek dikmişler. Almak isteyenler kendi çileğini kendi seçmenin de ötesinde kendisi topluyor. İnanılmaz güzel bir uğraşı bir o kadar da tatlı bir iş hazzı bu. Çilekleri bağından toplayınca reçel yapmak kaçınılmaz oldu tabi. İki kilo çileğe iki kilo şeker döküp sulanmasını beklemeden koydum ocağa. Normalde şekerle üzeri örtülüp biraz bekletilir çilek ama benimkiler yol yorgunuydu hemencik uyudu :-)
Yarım saat kadar kaynatıp iki dilim limon ekledim. 10 dakika daha kaynayınca indirdim ocaktan. Reçelin rengi benim için çok önemli. Çilekler  pembeliğini kaybetmemeli. Bunun da püf noktası lion ekledikten sonra çok kaynatmamaktan geçiyor. Yoksa kararır AlimAllah...
Sıcağıyla kavanozlara koyup kapatıverdim ve ters çevirdim. Kışa kalması için vakumladım yani. Bakalım kaç hafta yetecek bize :-)
Mmmmmmmmm çoook tatlı...

17 Eylül 2015 Perşembe

NELİ BU BÖREK???

Bu börek mantarlı!!!
Kimilerine göre kıymalı,kimilerine göre ıspanaklı...
Sadece mantarlı oysaki :-) 
Tadına garanti vereceğim bu börek hem düşük maliyetli hem de tadanları hayret ettiren bir özelliğe sahip.
Çok mu merak ettiniz işte malzemeler:

Yarım kilo kültür mantarı,
2orta boy soğan, 
3yaprak yufka,
Bir kase yoğurt, bir kase sıvısağ, bir yumurta sarısı, karabiber,  
Susam, 
Tuz.
Soğanları ve mantarları parçalayıcıdan geçirip kızgın tavada birazcık yağ ile çeviriyoruz. Yufkaları istediğiniz şekilde kesip üzerlerine yoğurt sıvıyağ karışımından fırçayla sürüyoruz.
Mantarla soğana tuz ve karabiber ekleyip suyunu çekince ocaktan alıyoruz.  Yufkalara bu harcı paylaştırıp şekil veriyoruz.
Sonrası bilindik zaten. Yumurta sarısı ve susamla süsleyip hoooop 180 derecelik ısıyla fırında buluşturuyoruz. 
Üzerleri kızarınca çıkarıp servis edebilirsiniz. 
Afiyet olsuun...