Gezelim görelim sunucusu gibi hissettim bu hafta kendimi. Tatilde nereye gitsek nasıl etsek diye düşünürken rotayı bi çırpıda çiziverdik. Dosttan öte köy mü olurmuş canım dedim. Tatil köyüne gidip de napacaksın yüzmezsiz güneşlenmezsin dedim kendime. Hemen valizleri hazırladım. Aradım kızları bekleyin biz geliyoruz dedim. Önce Manisa'ya düştü yolumuz. Ayferimi gördüm de içime su serpildi sanki. Nasıl özlemişim anlatamam. Tabi bi de Kağancığım var şimdi. Tombik tombik elleri ayaklarıyla pek tatlıydı maşaallah.Artık özlencek biri daha var hayatımda. İyiki de var. Ona baktıkça insanın merhamet duygusu, kulluk duygusu diriliyor sanki. 2 gün 2 gece hasret giderdik Ayferimle. Dostun sesi de kendisi de şifadır bekleyene onu anladım. Ayrılmak istemesem de yolun ucunu Balıkesire çevirdik bir kere. Tülişim Gözdem bizi bekliyordu. Sanki hiç gitmemiş de araya hiç zaman girmemiş gibi sohbet ettik gece yarılarına kadar. Balıkesir il sınırını görünce neden içime can üflenir gibi olduğumu daha iyi farkettim saatlerce gülüşüp konuştukça. Güzel insanlar tanımış olmak yıllar sonra tekrar kaldığın yerden devam edebilmek muhteşem bir duygu. 3gün 3gece eğlendik diyebilirim. Eski okuluma götürdü kızlar beni. Sanki koridorlarda yankılanan sesimi duydum. Baktıkça merdivenlere yeniden çıkabilsem keşke her sabah diye iç geçirdim. Mehmet hocanın odasından çıkarken içimde kalmasın dedim. Benim programı güzel yapın hocam diye istek bile yaptım... Hey gidi Balıkesir bu kadar mı içime işledin dedim. Sokak sokak gezdirdi Gözoş bizi. Bağlar sokağına bile gittim. Gece yarısı error veren ayak bileğime Gözoşum merhem oldu yine. Gece yarısı kim nöbetçi eczane kollar ki??? Dost dedim ya eksiği var bu kelimenin.. 3.5 yıl kalıp da her duyduğumda tiksindiğim kokoreçi de yedirdi bana dost dediğim. Yemeyeydim iyiydi aslında 2 gün 2 gece at derisi gibi koktu burnumda. Ama olsun hatır için çiğ tavuk yenirmiş...
Metehanın mutluluğuna hiç diyecek yoktu zaten. Yavrum doyasıya oynadı Demet Elif ve Eymen ile. Son gün çarşıyı gezmek için çıktık Tülişle. Sanki çok güzel uyumuş gibi hiç ses etmeden kalktı da geldi sabah sabah benimle. Canım abaam beniim. Hadi dedik geleneği bozmayalım da Paşa Camiinin arkada etli çorbamızı içelim önce. İçtikçe eski günler canlandı gözümde. Güzel günlerdi... sonra Milli Kuvvetlerin altını üstüne getirdik. Sanki hiç gitmemişim gibiydi bu şehirdeki her adımım. Ne arasam kolaylıkla buluyordum. Dostlarım kadar şehrin kendisini de özlediğimi o zaman farkettim. Sanki 3.5 yıl değil de 35 yıl burada yaşamış gibi hissediyordum. Gözoşumla oturduğumuz Paşa cafede bi kahve içmeden dönmek olmazdı... içtik birer acı kahve de düştük yollara. Bir de Kapadokyayı görelim dedik. Çok güzel bir otelde kaldık. Kayanın içine oyulmuş harikulâde bir suitte tatilin dibine vurduk diyebilirim. Ürgüp Göreme Avanos hep merak ettiğim yerlerdi. Metehan 2.5 yaşında peri bacalarını gördü. Zihninde ne kadar yer eder bilmiyorum ama 2.5 yaşında peyi bacı diyebildi en azından. 2 gece burada dinlenmek çok iyi geldi bize. Hala yorulmamıştım. Sanki 2 sene sonra her şeyden uzakta nefes aldığımı, ciğerlerime çarpan havayı hissediyordum. Beynime giden oksijenin damarlarıma nüfuz ettiğini adeta zihnimin yeniden canlandığını yaşıyordum. Çok güzel hatıralarla geçmişti 1 hafta. Çok güzel dostluklar kazanmışız hayatta. Bütün bu şükür dualarıyla çıktık yeniden yola. Kayseri Sivas ve Giresundu istikamet. Kayseriyi direkt geçtik. Sivasta bir mola verip çarşısını gezdik. GökMedrese Çifte Minareleri gördük. Sonra tekrar gri han(arabamıza Metehanın taktığı isim)yola koyulduk. Giresun sınırlarıyla bizi sis ve yağmur karşıladı. Kümbet Yaylasında küçük bir mola verdik. Tamzara mahallesinde ikisi üç liraya birer acı kahve içtik küçücük şirin bir dükkandan süzülen gerçek hatır kahvesi. Başka bir manası olamazdı üç liraya satılmasının. Şirin bir nefes alma mekanı daha ekledik seyir defterimize... Sonra süzüldük sarp dağların arasından, kıvrım kıvrım yollardan indik memleketimize. İner inmez bizi saran yapış yapış eden terleme hissiyle hoşbulduk Giresun dedik Hoşbulduk!
14 Ağustos 2017 Pazartesi
26 Temmuz 2017 Çarşamba
Hayat sevince güzel!...
Hayat sevince güzel, sevince anlamlı... Bir çiçeğe bakıp ne kadar da naif diyebilince güzel...
Sabah uyanıp aydınlığı, gökyüzünün mavisini sevince güzel...
Elindeki bardağa bakıp suyun berraklığını düşününce güzel...
Portakalı ortadan ikiye kesip de tam sıkacakken ordaki şeklini görünce güzel...
Nefesini dinlediğin bi bebeğin olunca güzel...
Seninle delice kahkahalar atıp, gülerken yüzünden yaşlar süzülüp ağlayan dostun varsa da güzel...
Hasta olup da yatmak varken sıcacık bi dostla çay içelim çocuklar eğlensin diyebilince güzel..
Güzel işteee... Güzel görünce güzel...
Yakıp gemileri, basınca kül tablasına izmariti ne gökyüzü maviii ne de su berrak kalıyor.
Hayat kısa cancağzım.... Güzel düşün😉
Sabah uyanıp aydınlığı, gökyüzünün mavisini sevince güzel...
Elindeki bardağa bakıp suyun berraklığını düşününce güzel...
Portakalı ortadan ikiye kesip de tam sıkacakken ordaki şeklini görünce güzel...
Nefesini dinlediğin bi bebeğin olunca güzel...
Seninle delice kahkahalar atıp, gülerken yüzünden yaşlar süzülüp ağlayan dostun varsa da güzel...
Hasta olup da yatmak varken sıcacık bi dostla çay içelim çocuklar eğlensin diyebilince güzel..
Güzel işteee... Güzel görünce güzel...
Yakıp gemileri, basınca kül tablasına izmariti ne gökyüzü maviii ne de su berrak kalıyor.
Hayat kısa cancağzım.... Güzel düşün😉
Kaydol:
Yorumlar (Atom)